×

“Madenciler hayatta kalma mücadelesi veriyor”

“Madenciler hayatta kalma mücadelesi veriyor”

Türkiye Maden İşçileri Sendikası, ithal kömür politikalarının yerli üretimi çökme noktasına getirdiğini belirterek, Soma başta olmak üzere birçok bölgede binlerce madencinin işsiz kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Sendika, acil önlem alınmaması halinde demokratik ve yasal haklarını kullanacaklarını duyurdu.

Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;”Son yıllarda, ülkemiz, madencilik politikalarında ithal kömüre dayalı bir üretim modeli benimsenmiş, bu durum da, yalnızca madencilik sektörünü değil, istihdamı, bölgesel ekonomileri ve ülkemizin enerji arz güvenliğini doğrudan tehdit eden bir noktaya ulaşmıştır.
Türkiye, önemli miktarda kömür rezervine sahip bir ülkedir. Buna rağmen kamu ve özel sektör santrallerinde ithal kömür kullanımının cazip hale getirilmesi ve yerli kömür için yapılan teşviklerin yetersiz kalması, yerli üretimin gerilemesine, maden sahalarının atıl kalmasına, yerli üretim yapan firmaların iflasına ve binlerce madencinin işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.
Yaşanan süreç, ülkemizdeki bütün santralleri ve maden sektörünü etkilemekte, sonuçları itibariyle de bölgelerdeki belirsizliği ve mağduriyetleri daha da derinleştirmektedir.
Türkiye’nin yerli kömür üretimi ve termik santral işletmeciliği açısından en önemli üretim merkezlerinden biri olan Soma ilçemizde de, ithal kömür belası son bulmadığı gibi, bölgenin en önemli firmalarını iflasın eşiğine getirmiş vaziyettedir.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;”Yerli kömüre yapılan teşviklerin yetersiz kalması, ithal kömürün cazibesini koruması ve yerli kömür alımlarının planlanan seviyelerin oldukça altında kalması, bölgedeki üretici firmaları hem teknik hem de finansal açıdan, ayakta kalamaz hale getirmiştir.
Bölgedeki maden sahaları, enerji arzına katkı sağlamakla birlikte, binlerce madenciye doğrudan istihdam yaratmakta ve Soma ekonomisinin temel dayanağını oluşturmaktadır. Gelinen noktada ithal kömüre olan rağbet, sadece madencileri ve üretici firmaları değil doğrudan Soma halkını ve yöresini büyük bir buhrana doğru sürüklemektedir. Üstelik, yerli kömür arzı hazır olmasına rağmen ithal kömürün tercih edilmesi; sadece Soma’mızın sorunu değildir. Söz konusu durum, ülkemiz ekonomisi açısından döviz kaybına, istihdam açısından ise maden emekçilerinin işsiz kalmasına yol açmaktadır. İthal kömür, milli enerji politikalarına ve yerli kaynakların değerlendirilme sine de aykırıdır.
Ülkemiz, son 10 yılda kömür ithalatına yaklaşık 40 milyar dolar ödemek zorunda kalmıştır. Yine ithal kömür yüzünden son beş yılda kömür madenciliğindeki toplam işyeri sayısı 448’den 416’ya, çalışan işçi sayısı da 43.000’den 32.000’e düşmüştür. Birçok işyeri kapanmış, üretimdeki en büyük firmalar konkordato ilan etmiştir.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak bu tabloyu aylar öncesinde gördük. Yaşanan bu krizi defalarca dile getirdik. Meydanlara çıktık, mitingler yaptık. Ankara’da en yetkili makamlara buradaki olası felaketi anlattık. Bu yükü Soma’nın kaldıramayacağını defalarca söyledik.
Ayrıca Torku kaynaklı sorunlar nedeniyle; santralin çalışmaması, ithal kömür politikalarının yerli üretimi boğması ve aylardır çözümsüz bırakılan bu belirsizlik, Soma’daki madenciyi, üreticiyi, esnafı ve tüm bölge halkını adeta nefessiz bırakmıştır.
Soma Termik Santral işletmecisi konumundaki Torku firmasının TKİ’ye olan borcu, taahhüt ettiği alımları gerçekleşmemesi, bölgeyi adeta çıkmaza sokmuş, yanlış yapılan özelleştirme politikalarının vahametini bir kez daha ortaya koymuştur.
Buranın acilen kamulaştırılması gerekir önerimiz, “Devlet borçlu bir işletmeyi devralırsa zarara uğrar, iyi ve sağlam bir firmaya devredilmesi öngörülüyor” cevabını aldığımızda, her ne kadar tatmin olmasak da, bugüne kadar sabırla bekledik. Yıl sonuna kadar sorunun giderileceği yönündeki açıklamalar doğrultusunda çözüm bekledik. Santral faaliyetlerinde beklenen iyileşme sağlanmadığı gibi, alım taahhütleri hayata geçirilmedi. Yılın ilk ayı bitti ama hala somut bir adım atılmadı.
“Maden emekçisinin sabrı artık tükendi”
Soma’da ve diğer bölgelerimizde üretim ve istihdam ciddi risk altındadır. Kimse bizden bu felakete seyirci kalmamızı beklemesin. Sesimizi duyurmak için yollara düşmek istemiyoruz ama; maden emekçisinin sabrı tükenmiştir. Yerli üretimin devamlılığı yalnızca sektörün değil, binlerce ailenin geçiminin ve ülkemizin enerji güvenliğinin meselesine dönüşmüştür.
Santral çalışmıyor, firmalar üretim yapamıyor, yaptığını satamıyor. İşçiler işsiz kalma korkusuyla yaşıyor. Bölge ekonomisi can çekişiyor. İthal kömür kapıları ardına kadar açılırken, kendi toprağımızın kömürü can çekişiyor.
Bu çerçevede yetkililere çağrımız nettir.
Acilen Soma Termik Santralinin tam kapasite ve düzenli çalışması sağlanmalıdır. Torku firması tarafından beyan edilen kömür alım taahhütlerinin eksiksiz şekilde yerine getirilmesi sağlanmalı, yerli kömür alımı en cazip hale getirilmelidir.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak önerimiz, Türkiye kömür ithalatının yaklaşık 35-40 milyon ton civarında olduğu göz önüne alındığında, ton başına 20 USA $/Ton gibi bir vergi uygulanması halinde yıllık ortalama 700 milyon USD vergi geliri elde edilecektir. Ülkemiz bütçesine ilave bir yük oluşturmadan, elde edilecek gelirin bir bölümünün, Yeraltı kömür üreticisine ilave mali yük getiren yeraltında çalışan işçilere en az 2 asgari uygulanmasıyla oluşan maliyet artışlarının karşılanmasında ve yerli kömür çıkarılmasında tüketilen motorinin ÖTV’siz olarak temini için kullanılabilir.
Üretici firmaların finansal zorlukları kolaylaştırılmalı dır. Bölgedeki istihdamın korunmasına yönelik acil tedbirlerin alınması zaruridir. Yerli kömürümüz sahipsiz değildir. Soma’yı kaderine terk etmeyeceğiz. Madencinin alın terini yok sayan hiçbir politikayı kabul etmeyeceğiz.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak yerli üretimin, istihdamın ve madencinin emeğinin korunması için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğimizi; gerekli adımların atılmaması halinde demokratik ve yasal haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.” (Arife YILMAZ)

Yorum gönder